meraklısı

adj. wild about
--------
n. fancier

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • meraklısı olmak — (...) bir şeye karşı aşırı ilgili bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • blöf — 1. is., den., İng. blow Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma 2. is., Fr. bluff 1) İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı Pokerde blöf yakalama meraklısı idi. T. Buğra 2) Karşısında kişiyi yanıltarak veya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fantezist — is., Fr. fantaisiste Fantezi meraklısı, fanteziye düşkün kimse Marazi insanların bu dünyada büyük bir yeri olduğunu sanan Dostoyevski, bir fantezistten başka bir şey değildir. O. V. Kanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • işlemek — i 1) Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek 2) nsz İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı. M. Ş. Esendal 3) e İçine girmek, etkilemek, nüfuz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuşbaz — is., T. kuş + Far. bāz 1) Süs kuşları yetiştiren kuş meraklısı 2) tar. Padişahların av kuşlarını yetiştiren görevli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meraklı — sf. 1) Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, mütecessis Büyük kapının önünde binlerce meraklı birikmişti. H. Taner 2) Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı. Y. K. Beyatlı 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • para pul — is. Para, para niteliğinde olan şey Kimi insan para pul budalası olur, kimisi icat ve keşif meraklısı, bazısı da müzik âşığı. Halikarnas Balıkçısı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pattadak — zf. Ansızın Bugün böyle, yarın şöyle derken, hiç olmadığı bir adam oldu; geveze, övünme meraklısı, ağzına geleni pattadak söyleyen! A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • racon — is., argo, İt. ragione 1) Yol, yöntem, usul Hayri bütün kumar raconunu bilirdi. S. F. Abasıyanık 2) Gösteriş, fiyaka Racon meraklısı bir adam. Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller racon kesmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • temizlik — is., ği 1) Temiz olma durumu, saffet, nezafet Kırk beş sene geçti, servi sandığının temizlik kokusu hâlâ burnumdadır. R. H. Karay 2) Temiz durma veya tutma durumu Çocukları temizliğe alıştırmalı. 3) Temizleme işi Yaşlı, ak saçlı, temizlik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HODNÜMA — f. Gösteriş meraklısı. Gösterişe meraklı olan kimse …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.